
Ben tersanelerde yaşanan işçi ölümleri üzerine herkes gibi tahmin yaparken acaba bu patronların bir kurban ayinimi diye sözümü bağlamıştım. Konuya satanizmden girip boğa güreşlerinden çıkmıştım da ondan.
Tutturamadım!
Utanıyorum kendimden. Yıllardır siyasetle uğraşırım, iktisat üzerine diploma almış bir işçi olarak, bu işçi ölümleri üzerine yaptığım araştırma ve incelemelerden sonra vardığım bu kurban ayini tezinin balon çıkması beni utandırdı.
Kıvırma payım var ama! Bakın görün nasıl kıvıttırıcam. Yıllardır her kıvırdığında yüzüne sağlam yumurta yiyen, devlet yapışkanlarından daha marifetli kıvıttırıcam. Hayran kalacaklar.
Şöyle; bir kere ben önce suçluların Ermeni’ler olduğunu düşünmüştüm. Ama sonra belkim Ermeni işçi çalışmıyordur tersanelerde diye bu öngörümden vazgeçtim.
Çünküm tersanede çalışan bir Ermeni tanımıyorum, tanıyan varsa suçlu odur; ispiyonlayın.
Sonra aklıma Yunanistan’lılar ve örgütler geldi. Nihayetinde dünyada ki tek suçlular Ermeni’ler değil.
On milyonlarca kadar çok sayılacak kadar büyük bir kitle olan 300 kadar Ermeni’nin yaptığı gösteride Türkiye bayrağını yere atmaları ve yakmalarını ‘Ermeni’ler bayrağımızı yaktılar’ diyerek ballandıra ballandıra anlatan köşe yazarlarının halkı galeyana getirmek suçu işlemediğini söyleyen yasalarımızın, 96 işçi ölümünden iş güvenliğini sorumlu tutacak köşe yazarlarına, sokaktaki vatandaşa (ben), işçi örgütlerine, siyasi partilere her türlü zulmü yapma ihtimali olduğundan sessiz kalmayı da düşündüm…
Nihayetinde suçlu dış mihraklardı ama hangi dış mihraklar!
SSCB’de yapmış olabilir… (olamaz demeyin, SSCB bu, ne yaptığı belli olmaz)
Sululuğa gerek yok!
Burada bahis konusu olan işçiler, emeği karşılığı geçinen insanlar. Bizler sizler onlar… hepimiz…
Utanmazca ve pervasızca, daha fazla kazanabilmek için işçi ölümüne alışın diyen bir bakandan kim bilir kimin işi diye soran zihniyete kadar herkesin sorumluluğu var bu ölümlerde.
Asker ölümlerinde neden ayağa kalkmıyorsunuz diye soran ama işçi ölümlerinde gıkını çıkarmayanlara kadar…
Bu ülkede şifa niyetine dağıtılan dış mihraklardan komplo teorilerine kadar bir çok saçma sapan cümlenin tek bir getirisi olmaz sorumluluğu devire…
Bir gün olur fark edilir…
Bir görüntü var, Irak’ta, adamın kafasında bomba patlıyor, ortalık toz duman, sis dağıldığı zaman bir kenarda eğilmiş yere tüküren Irak’lı elini karnına koyuyor ve yürümeye devam ediyor hiçbir şey olmamış gibi…