Stadyumda ki Aslan

En çok bu cümleye güldüm, sevgili Fatih Altaylı sirkleri de Türkiye’ye sokmamak lazım diyordu. Sevgili Fatih Altaylı; eğer bizlere, bizim gibi o aslanı sizlerin stadyum palyaçosuna çevirmenize tepki gösteren aklı selim insanlara kalsa, o sirkler zaten olmazdı…

O sirklerde sizin eseriniz, o aslanın stadyum palyaçosuna dönmesinden de sorumlusunuz.

Nerden mi çıktı? Şimdi şöyle bir hafızamı yokladığım zaman karşıma çıkan bir gerçek var, sizin sevgili Eren Keskin için sarf ettiğiniz ‘ilk gördüğüm yerde taciz edeceğim’ cümlesi…

O zaman ben Eren Keskin’in korunmaya alınması gerektiğini söylemiştim ama yaşım küçük, sesimi de duyuracak kimsem olmadığı için kaynadı gitti o cümleler…

Türkiye’de birkaç hayvan sever ya da aklım selim birkaç insan bu tür vahşi organizasyonlara tepki duyunca topu hemen İspanya’da ki boğa güreşlerine atmanın yeni versiyonu galiba sirklerden dem vurmak…

Sanki hayvan severler Türkiye’de bu tür vahşi uygulamalara tepki gösterdikten sonra gidiyor İspanya’da boğa güreştiriyormuş, kılıç batırıyormuş gibi… şimdide kafam karıştı acaba bizim hayvan severler sirk işletmeciliğine mi soyundu. Oh be, elletmedik o aslanı bunlara, şimdi kendimiz kırbaçlayalım mı diyor?

Bir zahmet elinizi taşın altına koyunda, bir gün siz haber yapın, hayvan haklarını savunun, iş olsun diye değil. İçinizden gelerek.

Aslında hafızamı kurcaladığım zaman başka bir ayrıntı ile karşılaşıyorum. Sizin ticaret hayatından karşılaştığınız bir tekstil firması sahibine bakıp, içinizden bu hanzo gibilerle mi çalışacağım ömrüm boyunca deyip gazeteci olmaya karar verişinizle mesela.

Şahsen ben hayatım boyunca hiç kimseye hanzo demiş ya da hiç kimse için hanzo diye düşünmüş değilim ama sizin Eren Keskin hakkındaki söyleminize bakınca tekstilci hakkında bir hayli hafif düşünmüş olduğunuzu gözledim…

Nihayetinde kendi tabirinizle hanzoluktan medeniliğe geçişinizde rol oynayan insanilik faktörünün umarım bir gün savunma kompleksinden ilericiliğe seyirttiğini de göreceğiz.

Aklıma gelmişken, bu yazının ana fikri Türkiye’de hayvan severler her tepki gösterdiğinde onlara hitaben onlarda boğa güreştiriyor türünden verilen nefret dolu cevaplara karşı bir söylem üretmektir.

Yoksa koskoca haberciye işini öğretmek değil ama nihayetinde sokaktaki, kahvedeki yurttaşa baktığımız zaman karşımıza çıkan hayvan severden nefret etme profilinden kimlerin sorumlu olduğunu söylemek hakkımız…

Ormanda tilki-ayı-kurt-aslan ne yapsak diye düşünürken birini görmüşler, onlar bakarken ağaçtan maymun seslenmiş; hey sen yenisin galiba…

Yayınlandı: on Mayıs 14, 2008 at 9:43 pm Yorumlar Kapalı