Oğlum ya da kızım, cinsiyeti belli olmayan, doğması muhtemel şahıs…
Sen sondajla metro bulmuş bir milletin çocuğusun, yok yok sen sondajla metro bulan bir millete çocuk olarak doğacaksın.
Sana aslında gelme demek geliyor içimden ama sen benim canımdan ve kanımdansın ne yapabilirim ki yine de gel!
Aslında senin doğman için önce sana bir anne bulmam lazım, kadınlar babandan şiddetle kaçıp şirretleştikleri için şimdilik mevzu bahis değil senin doğman. Kim bilir belki bir gün birine anne dersin, yani hala umudum var!
Sana dedim ya sen sondajla metro bulan bir millette doğacaksın, sondaj ne diyeceksin haliyle, sondaj normal insanlar için; su-petrol-doğalgaz benzeri madenleri aramak için kullanılan bir yöntem. Metro bulmak bize has bir şey. Metro yeraltı trenine deniyor, var olduğu kuvvetle muhtemel belli olan bir şey.
Millet ne dersen, hep beraber bir arada yaşayan insan grubu. Senin gibi bir sürü insan bir arada olacak. Mesela bu millet dediğimiz grubun bir kısmı, biz sizinle yaşamayacağız deyip kurşun sıkıyor. Geri kalanlarda hayır yaşayacaksınız diye kurşun sıkıyor. Sen şimdi sorarsın iki grubun ortasında ne oluyor, kurşun ne diye!
İki grubun arasında soygun yaşanıyor, kurşunda kalayla karıştığında iki madeni birbirine yapıştırmaya yarayan bir element. Böyle bir elementi, barutla karıştırıp iki insanı birbirinden ayırma fikri emin ol içinde bulunacağın millete ait değil.
İçine karışacağın millet sadece uygulamacı. Sen sorarsın yine uygulamacı ne diye. Uygulamacı kendine ait olmayan malzemelerle ortaya bir şeyler çıkaran işçidir. Ortaya çıkan şeyde asla işine yaramaz!
Oğlum içine karışacağın millet çok insan sever; mesela yurtdışından gelen bir turist kadına tecavüz eden adamlara linç edecek kadar öfkelenen ama içinden çıkan aydınları yakacak kadar da çelişkili.
Neyse oğlum, öyle bir millet işte. Sen geleceksin ya aklıma takıldı. Uyarmak istedim seni.
Bir fosseptik çukuruna düşmen, kurşuna hedef olman, linçe-işkenceye tabi tutulman, ben ne anlarım askerlikten dediğinde hapse atılman an meselesi… öyle bir şey işte…